SON DAKİKA

Kanal 7 Haber
covid-19

TOPLUMDA ENGELLİ OLMAK

TOPLUMDA ENGELLİ OLMAK
Bu haber 03 Temmuz 2019 - 16:00 'de eklendi. 105.683 kez görüntülendi.

ABDULLAH YİĞİT-İSTANBUL
Sosyolog Nuh AÇIKGÖZ yazısında engelli bireylerin toplum içerisinde karşılaştıkları birtakım sorunlara değinmiştir.
Kalıtsal, kaza veya hastalık nedeniyle vücut fonksiyonlarından kısmi ya da tamamen kayıp yaşayan kişilere engelli diyoruz. Engelli bireye bakışımız aslında bizim gelişmişlik seviyemizin bir göstergesidir. Burada bahsi geçen gelişmişlik elbette ki ekonomik gelişmişliğimiz olmayıp bilinçsel,kültürel ve insani gelişmişliğimizdir.

Engelli bireylerin neleri başarıp neleri başaramayacağı konusunda önceden hepimizin bir fikri oluyor fakat engelli bireye sorma ihtiyacı duymuyoruz. Katı kurallarla çizdiğimiz engellerle, engelli bireyin yaşam alanını kısıtlıyor ve hiç istemiyor olsakta sonuç olarak engelli bireyleri yalnızlığa ve toplumdan yabancılaşmaya itiyoruz. Sonuçlarını hesaplayalım ya da hesaplamayalım aslında her düşüncemiz ve davranışımızın sonucundan mutlaka sorumluyuz ve bu bir insanın yaşamını etkileyen bir düşünce ve davranışsa bu sorumluluktan kaçma şansımız yok. Fırsat verildiğinde ve ortam sağlandığında engelli bireylerin neler başarabildiği tarihsel süreç içerisinde defalarca kez görülmüştür. İmkanların genişlediği, teknolojiye ulaşımın kolaylaştığı günümüzde engelli bireyleri kendi kabuğuna çekilmek zorunda bırakan bakışın değişme vakti gelmiştir.
Engelli bireyler çalışma hayatında yavaş kalırlar mı? Yapılan işin niteliğine göre belirlenmesi gereken bu konu ne yazık ki genelleştirilmiş ve engelli bireyler çalışma hayatından uzak tutulmuştur. Çalışma hayatında başarıdan başarıya koşan örnekler göz ardı edilmiş, bakış açısı değiştirilmek istenmemiş, engelli bireylere eşit değil adil şartlar sağlanmamış ve bir yarışa tabi tutulmuştur. Yarış demişken nereye koşuyorduk, menzil neresi? Engelli bireyler öğretim hayatında geride kalır mı? Engel türüne göre değişen bu bakış açısı da ne yazık ki genelleştirilmiş ve engelli bireyler genellikle öğretim hayatından geri bırakılmıştır. Eğitim hakkı engellenemez ilkesi unutulmuş ve engelli bireyler eğitim ve öğretim serüveninde yolda bırakılmış, şartlar adil hale getirilmemiş veya uygunlaştırılmamıştır. Engelli birey günlük hayat akışına ayak uyduramaz mı? Hangi akış bu? Hızı belirleyen kim? En hızlıdan mı yola çıktık? O zaman hepimiz birilerine göre geride miyiz veya hızlı gitmek isteyenlere haksızlık mı oluyor? Hayatın akışını belirleyen, akışa hayat veren bizler hayatın akışını en yavaşımıza göre ayarlasak gecikir miyiz gitmemiz gerek çok acil işlerimize?

Çevremizi inşa ederken dikkat ettiğimiz en önemli önceliğimiz kullanılabilir olmasıdır. Ama kimler tarafından kullanılacağına kim karar verdi? Engelli bireylerle ortak kullanım alanımız olan dünya neden tamamen sağlıklı bireylere göre inşa ediliyor? Mesela yaratılıştan bütün insanlar göremeseydi o zaman kaldırım boyları bu kadar yüksek olur muydu? Yol ortasına açar mıydık tezgahlarımızı?

Basit çözümlerle mutlu bir dünya kurmak mümkündür. En yavaş olanımızın hızıyla yürüyeceğiz ki birlikteyken birlikte kalalım. Dokunulabilecek kadar yakın duracağız sevdiklerimize ki tanınabilelim. Koşulları eşit tutacağız ve dünyanın sadece sağlıklı insanlara ait olmadığı bilincine sahip olacağız.

Özünde seveceğiz sevileceğiz ve dünya kimseye kalmayacak.

Nuh AÇIKGÖZ

Sosyolog

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA